Musk’a göre bu, yazılımsal bir sorun
Yüzyıllar öncesinden bugüne yaşam süresi özelindeki söylemler genellikle felsefi zemine oturtuldu. Ancak bu tartışma konusu felsefi zeminden koparak günümüzde teknoloji ve biyoloji eksenine kayıyor. İnsan ömrünün uzaması artık kaderle, doğayla ya da metafizikle değil; giderek daha fazla “mühendislik” ile konuşulmaya başlanmış durumda.
Elon Musk’ın son açıklamaları bu kırılmanın en net örneklerinden biri. Musk’a göre insan, ölümlü olduğu için değil, ölümlü olacak şekilde “programlandığı” için hayatını kaybediyor ve bu program teorik olarak değiştirilebilir.
Ona göre yaşlanmanın vücudun tüm bölgelerinde eşzamanlı ilerlemesi, ölümün rastlantısal değil, merkezi bir biyolojik saat tarafından yönetildiğini gösteriyor. Kimsenin bir uzvu yaşlanmışken diğerinin genç kalmaması Musk’ın ifadesiyle “son derece bariz” bir kontrol mekanizmasına işaret ediyor.
Musk bu yaklaşımı, uzun yaşamı ahlaki ya da varoluşsal bir mesele olmaktan çıkarıp çözülebilir bir teknik problem olarak ele alıyor. Yapay zeka, ileri biyoteknoloji ve otomasyonun birleşimiyle, bugün karmaşık ve kaçınılmaz görünen yaşlanma sürecinin tersine çevrilebileceğini savunuyor.
Moonshots with Peter Diamandis podcast’ine konuk olan Musk’a göre bu teknolojik dönüşüm, yalnızca hastalıkların tedavisini değil, tıbbi hizmetlerin sunuluş biçimini de kökten değiştirecek. Özellikle insansı robotların cerrahların yerini alabileceğini savunan Musk, bunun beş yıl gibi kısa bir sürede sağlık hizmetlerini bugünkünden çok daha ileri bir noktaya taşıyabileceğini iddia ediyor. Bu alandaki gelişim sayesinde dünyadaki herkes çok daha yüksek seviyede sağlık desteği alabilecek. Son olarak Musk, uzun yaşamın çözümünün gelecekte geriye dönüp bakıldığında son derece bariz görüneceğini aktarıyor.
[bkzdh=201072
Ancak Musk’ın bu iddialı söylemleri, geçmişte uzun yaşamın toplumsal sonuçlarına dair yaptığı eleştirilerle çelişiyor. Diğer bazı milyarderlerin aksine Musk, bugüne kadar uzun yaşam girişimlerine ciddi yatırımlar yapmadı. Daha önce yaptığı açıklamalarda, bunama gibi ağır sağlık sorunlarıyla 100 yaşına kadar yaşamaktansa ölmeyi tercih edebileceğini söylemişti. Geçtiğimiz yıl Musk, “Çok uzun yaşarsak, toplumun kemikleşeceğini düşünüyorum. Lider asla ölmediği için liderlikte değişiklik olmaz” demişti.
Milyarderler bu alana yatırım yapıyor
WSJ’ye göre geçtiğimiz 25 yılda milyarderler, bu alanda 5 milyar dolarlık doğrudan yatırım yaptı.
Bugün gelinen noktada ise insanlar, 1700’lü yıllara göre ortalama olarak 35-40 yıl daha fazla yaşıyor. Ancak görünüşe göre bu uzayan süre bile yeterli değil. Nasıl olsun ki... İnsan, sonuçta ölümden “ölümüne” korkan bir varlık. Felsefe tarihi de bu huzursuzluğun izlerini açık biçimde taşıyor. Epikür’ün yatıştırmaya çalıştığı ölüm kaygısı (Bkz: Ölüm varsa ben yokum, ben varsam ölüm yok o halde korkmaya ne gerek var?), Schopenhauer’ın kör yaşam istencine bağladığı hayata tutunma dürtüsü (Bkz: Wille zum Leben) ve Heidegger’in kaçınılmaz yüzleşme (Bkz: Sein-zum-Tode) olarak tanımladığı ölüm bilinci hep aynı soruda birleşiyor. İnsan, daha uzun yaşamayı çoğu zaman daha çok deneyimlemek için değil, sona biraz daha geç ulaşmak için istiyor. Bu nedenle modern tıbbın sunduğu her ek yıl esasında bir teknik kazanım konumunda.
Kaynakça https://www.yahoo.com/news/articles/elon-musk-says-humans-pre-094300260.html https://www.wsj.com/health/wellness/billionaires-longevity-health-04dd205c https://en.wikipedia.org/wiki/Life_expectancy Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin:
29 Kişi Okuyor (0 Üye, 29 Misafir) 1 Masaüstü 28 Mobil GENEL İSTATİSTİKLER
10599 kez okundu.
11 kişi, toplam 12 yorum yazdı.
HABERİN ETİKETLERİ
elon musk, insan ve