Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu
    Haber Gir indirim kodu
    Anlık Bildirim
    Oy Ver
    Einstein'ın görelilik teorisinde de kendisine yer bulan yerçekimsel kırılma (kütleçekimsel merceklenme ve yerçekimsel mercek olarak da bilinir ) fenomenine göre galaksiler ve gezegenler gibi büyük kütleler uzayı ve zamanı böler ve ışığın yanlarından doğrusal bir şekilde geçmesine izin vermez. Bu da teleskoplar aracılığıyla ortaya çıkan görüntülerde bozukluklara neden olur. Gökbilimcilerin bozulmaları hesaplaması ve sadece bir yerçekimsel kırılmayı analiz etmesi ise haftalar veya aylar sürebilir ancak bu analizin sonucunda bozuklukların olmadığı gerçek bir görüntü ortaya çıkar. 


     
    Uzaya ait elde edilen görüntülerin çok daha kısa bir sürede analiz edilmesi ve takip edilmesi için çalışan Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet yürüten Stanford Doğrusal Hızlandırıcı Merkezi ile önemli bir buluşa imza attı. Ekip oluşturdukları yapay sinir ağları ile analiz edilmesi aylar süren görüntüleri bir saniyeden daha kısa bir sürede analiz etmeyi başardı. 


    Geleneksel Yöntemler Kadar Hassas

    Sinir ağlarını yarım milyon, yerçekimsel kırılma şeklinde uyarlanan görüntüyle eğiten ekip daha sonra sinir ağları ile dört farklı tipteki görüntüyü analiz etti. Ekibin açıklamasına göre yapay sinir ağları, görüntüleri; geleneksel yöntemlerle rekabet edecek hassasiyetle analiz etti ve görüntülere ait önemli bilgiler verdi. Üstelik araştırmacılara göre yapay sinir ağlarının geleneksel yöntemlerden 10 milyon kat daha hızlı çalıştığı da ispatlamış oldu. 


    Projenin araştırmacılarından Phil Marshall, "İnanılmaz olan şey sinir ağlarının hangi özellikleri arayacaklarını kendi kendilerine öğrenmesi oldu." derken "Bu küçük çocuklarını, nesneleri nasıl tanımaya başladığı ile karşılaştırılabilir. Onlara köpeğin tam olarak ne olduğunu söylemezsiniz, sadece köpeğin resimlerini göstersiniz." ifadesiyle yapay sinir ağlarının çocuklar gibi öğrendiğini belirtti. Bir diğer araştırmacı Yashar Hezaveh ise aynı benzetme üzerinden ilerleyerek yapay zekanın; tıpkı köpekleri öğrenen çocukların bir köpek gördükleri zaman onun ağırlığı, yaşı ve büyüklüğü hakkında bilgi vermesi gibi analiz edilen görüntülerden önemli bilgilerin ortaya çıktığını belirtti. 


    Cep Telefonunda Bile Çalışabilir

    Yeni teleskoplarla birlikte ekibin daha çok test yapması ve daha başarılı sonuçlar ortaya koyması bekleniyor. Ayrıca yapay sinir ağlarının geleneksel yöntemlere kıyasla en büyük avantajlarından birisi de analizi bir cep telefonu ya da sıradan bir bilgisayarda yapabiliyor oluşu. Böylece uzayın derinliklerinden gelen görüntüler çok daha kısa sürede analiz edilerek insanlığın uzaya ilişkin bilgisi kısa sürede artabilecek


    Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    Sorgu:
    Yeni Haber
    şimdi
    Geri Bildirim