Tesla’nın FSD sistemi, araçların direksiyon, fren ve hızlanma gibi temel sürüş fonksiyonlarını sürücünün gözetiminde yerine getirebilmesini sağlıyor. Ancak sistemin isminde yer alan “tam otonom” ifadesine rağmen yetkililer bunun tam anlamıyla sürücüsüz bir teknoloji olmadığının altını çiziyor. Van Nieuwenhoven, sistemin halen bir Seviye-2 sürücü destek yazılımı olduğunu vurgulayarak sürücünün dikkatinin her zaman yolda olması gerektiğini belirtiyor.
Hollandalı yetkili, sistemin özellikle Amsterdam gibi dar sokaklarda otomobiller, bisikletler ve e-bisikletlerin yoğun şekilde bir arada bulunduğu karmaşık trafik ortamlarında dahi güvenli şekilde kullanılabileceğine inandıklarını ifade etti.
Avrupa onayı için süreç başlıyor
Avrupa Komisyonu’ndan yapılan açıklamaya göre Hollanda, söz konusu sistemi Mayıs ayında ilgili teknik komiteye sunacak. Test sonuçlarının yeterli bulunması ve üye ülkelerin çoğunluğunun destek vermesi halinde bir sonraki adımda AB genelinde geçerli olacak tip onayı için resmi düzenleme hazırlanacak.
Ancak ülkelerin bu genel onayı beklemesine de gerek yok. Zira süreç devam ederken Avrupa’daki bazı ülkelerin Hollanda’nın kararını referans alarak kendi ulusal düzeylerinde de sistemi onaylayabileceği belirtiliyor. RDW’nin diğer ülkelerle teknik düzeyde görüşmelere hazır olduğu ve elde edilen verileri paylaşabileceği de gelen bilgiler arasında.
Avrupa versiyonu ABD’den farklı
Van Nieuwenhoven’a göre Avrupa’da kullanılacak versiyon, ABD’deki sistemle birebir aynı olmayacak. Sürücü dikkat takibinin daha katı olması ve yazılım güncellemelerinin önceden RDW tarafından denetlenmesi zorunluluğu en önemli farklar arasında yer alıyor.
Tesla ve Avrupa için dönüm noktası
Tesla, Avrupa’da son dönemde eskiyen model gamı ve CEO Elon Musk’ın siyasi çıkışlarının etkisiyle yavaşlayan satışlarını yeniden canlandırmak için otonom sürüş teknolojilerine büyük önem veriyor. Bu nedenle FSD’nin Avrupa genelinde onay alması, şirket açısından yalnızca teknik değil, aynı zamanda ticari açıdan da kritik bir eşik olarak görülüyor.
Hollanda’da yaklaşık 100 bin adet Model 3 ve Model Y aracın bu sistemi kullanabilecek durumda olduğu belirtiliyor.
Öte yandan Hollanda’nın bu adımı yalnızca ulusal bir düzenleme değil, aynı zamanda Avrupa genelinde otonom sürüş teknolojilerinin yaygınlaşması için potansiyel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. RDW’nin geçmişte de otomotiv regülasyonlarında öncü rol oynadığı düşünüldüğünde bu girişimin diğer ülkeler için emsal oluşturma ihtimali oldukça yüksek.
Bu haberi ve diğer DH içeriklerini, gelişmiş mobil uygulamamızı kullanarak görüntüleyin: