Son Aramalarınız TEMİZLE
    Genel Hızlı Tercihler Sıfırla
    Header'ı Tuttur
    Header'da Teknoloji Gündemi
    Anasayfa
    Büyük Slayt ve Popüler Haberler
    Döşeme Stili Ana Akış
    Kaydırarak Daha Fazla İçerik Yükle
    İçerikleri Yeni Sekmede Aç
    Detay Sayfaları
    Kaydırarak Sonraki Habere Geçiş
    Renk Seçenekleri
    Gece Modu (Koyu Tema)
    Sadece Videolar için Gece Modu

    "Peak Oil" petrol krizi sandığımızdan yakın olabilir

    "Peak Oil" ya da aşırı petrol üretimi kriz olma yolunda hızla ilerliyor ve görünüşe göre sandığımızdan daha yakında patlak verecek. Peki önlenebilir mi, bir çözümü var mı?
    3 yıl (Son Güncelleme: 3 yıl)
    4,2b
    02
    40
    Alternatif Enerji
    Yazar
     "Peak Oil" yani ihtiyaçtan fazla petrol üretimi şüphesiz ki bir krize neden olacak. ABD, Rusya, Çin, Hindistan, Suudi Arabistan gibi ülkelerin çekişmesi sonucu geçtiğimiz yıllarda patlak veren, talebin üzerinde petrol üretimi ve bunun sonucu olarak petrolün varil fiyatının 140-160 dolar seviyesinden 35 dolar civarına kadar gerilemesi ciddi bir krizi tetikliyor.

     İhtiyaç az, üretim fazla. Elde var saatli bomba

     Neden saatli bomba dediğimi merak etmiş olabilirsiniz. Üretimin ihtiyaçtan fazla olması sonucu varil fiyatları kat ve kat düşmüş olsa da bu iyi bir şey değil. Neden? Çünkü petrol endüstrisi dünyadaki en büyük endüstrilerden ve otomotiv endüstrisinin bel kemiği. Bunların ise maddi değeri dünyadaki toplamın %25'i, diğer bir deyişle 3.4 Trilyon Dolar.
    İlginizi Çekebilir Avatar Yeni geliştirilen esnek güneş panelleri, enerji üretiminde çığır açabilir
    İşte bu aşırı üretim günlük 2 milyon varile geldiğinde krizin patlayacağı öngörülüyor. Bloomberg takımı 3 farklı senaryo öngörüyor.Buna göre kriz 2023 kadar yakın veya 2028 kadar uzakta. Elbette geleceği bilmemiz mümkün değil ancak göstergeler bir krizin geleceğini gösteriyor ve bu sadece bir başlangıç olacak. 
     Fitch Ratings derecelendirme kuruluşu dünyadaki üç büyük derecelendirme kuruluşundan beri. Hatta yakın zamanda ülkemizde de gündeme gelmişti hatırlarsanız. Fitch Ratings ise tarihi 2023 olarak öngörüyor. Bunu da ulaşım yapılarında elektriğe dönüşümün sebep olacağını belirtiyor.
    Uluslararası Enerji Örgütü(IEA) de bu görüşleri doğruluyor. IEA başkanı Fatih Birol yaptığı bir açıklamada Çin'de petrol ihtiyacının yavaşladığını ve bunun araçların hızla daha yakıt tasarruflu hale gelmesinin etkili olduğunu belirtiyor. Fatih Birol yakıt verimliliğinin gelişmekte olan ülkelerde önemli yeri olduğunun da altını çiziyor.

     2014'te aşırı petrol üretimi, 2020'den sonra elektrikli araçlar

    2014 yılında günlük 2 milyon varil üretimin olması dünya çapında petrol fiyatlarını düşürmüştü. Elektrikli araçlar da 2028'e kadar aynı etkiyi yapabilir.  Aşağıda Bloomberg'in yayınladığı videoya göz atabilirsiniz.


    https://cleantechnica.com/2016/10/23/oil-collapse-death-spiral-coming-soon/ Yorum Yaz Bu haberi, mobil uygulamamızı kullanarak indirip,
    istediğiniz zaman (çevrim dışı bile) okuyabilirsiniz:
    DH Android Uygulamasını İndir DH iOS Uygulamasını İndir
    En Beğenilen Yorumlar Tümünü Genişlet Yorum Yaz
    Göksel Pehlivan (@Firaristt) 3 yıl en beğenilen trollofdh
    Nükleer santralin çalışma mantığını belli ki yanlış biliyorsunuz. Atmosfere su buharı harici bir salınım yapmaz nükleer santraller. Radyoaktif madde dediğiniz de çekirdekte bulunan Uranyum 235. Yarılanma ömrü vardır ve bu süreçte enerji açığa çıkar. Açığa çıkan enerji madde miktarıyla doğru orantılı olup "doğru kullanıldığında" en temiz ve çevreci enerji kaynağıdır. Ama yanlış kullanımı da bir şehri, ülkeyi hatta üzerinde yaşadığımız gezegeni atom altı parçacıklara ayıracak kadar tehlikelidir. 1gr Uranyum 1 senelik İstanbul'un enerji tüketimine yetecek gücü sağlayabiliyor ve o devasa bacasından çıkan tek şey su buharı. Kullanılan su çekirdeği soğutmak ve buhar üretmek dolayısıyla da türbinleri döndürmek için kullanılıyor. Radyoaktif madde dediğiniz şey de doğru şekilde taşındığında, kullanıldığında, işi bittiğinde saklandığında güneşli havada yürümekten daha zararsız. Gezegenimizin yörüngesinde dolandığı şey kocaman açık bir nükleer bomba. Sürekli olarak füzyon ve fisyon reaksiyonları olan ve erişebildiğimiz gezegenlerden daha büyük bir şey güneş. Radyasyon ise Çernobil'den daha fazla radyasyon yayıyor. Zaman zaman yörüngedeki uyduları dahi etkiliyor. Uzak olması zararsız olduğunu göstermiyor. Nükleer enerjiye bir tabu olarak bakmamak gerek. Petrol de keyfiyetten kullanılmıyor, mecburiyetten kullanılıyor.

    100km menzili olan elektrikli araçla 3000km uzaktaki Almancılar kaç haftada gelir, veya tramvay benzeri bir sisteme geçilse o enerji nerede, nasıl üretilir bir düşünün. Böylesi büyük bir enerjiyi yalnızda nükleer ile sürdürülebilir şekilde sağlayabilirsiniz. Geçtiğimiz gün yazdığım solar enerji tarlası haberinde verimsizliğe değinmiştim. Dönüşümler sırasında çok fazla kayıp oluyor. Üretmek de yetmiyor, taşımak gerekiyor. Mevcut olarak kullanılan AC iletim hatları olabildiğine verimsiz. Bunca engeli alternatif enerji ile çözmek mümkün değil şu anda. Kullanılan enerji/elde olan enerji oranına göre yine en verimliler arasında nükleer var. Konumuz petrol. Petrolün de kullanımı mecburi demiştim. Tırları dizel motorlar haricinde bu kadar özgür ve hızlı şekilde başta türlü kullanmak mümkün değil. Genel verimlilik arttırılabilir bunu destekliyorum. İstanbul'dan Adana'ya kamyonla gideceğine bir tren yolumuz olsa da trenle gitse yükler. 1 tren ile onlarca kamyonun alacağı yük taşınır. Bu ve benzeri verimliliği arttıracak şeyler yapılabilir, ufak tasarruflar ile bazı şeyler kolaylaştırılabilir ama günün sonunda bize asıl güç gerektiren yerlerde nükleer enerji ve fosil tabanlı yakıtlar olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkıyor. Belki 5 sene sonra %80-90 verimlilikte güneş panelleri çıkar, daha az ısı tutar, çevreye daha az ısı salınımı yapar ve iletim için de yeni tekniklerle kayıp oranı çok düşük seviyelere gelir, yollar da tramvay benzeri sistemlerle enerji sağlayabilecek duruma gelirse mesela o zaman farklı şeyler konuşulabilir ama mevcut durumda nükleer ve fosil yakıtlardan tamamen vazgeçmek söz konusu değil.

    Edit: Maksat meraklısı bilgilensin.
    Nükleer santralin çalışma mantığını belli ki yanlış biliyorsunuz. Atmosfere su buharı harici bir salınım yapmaz nükleer santraller. Radyoaktif madde dediğiniz d...
    Devamını Gör
    Emrah Karaçam (@Hobar) 3 yıl trollofdh
    Nükleer santral kaza olmadığı sürece atmosfere radyoaktif madde salmaz.
    Hasan (@asosyal mühendis) 3 yıl
    Peki 20 yıl sonra petrol tükendiğinde ne yapacağız acaba?
    Ulaşım duracak, üretim duracak, taşımacılık duracak, ilk bundan şehirliler etkilenecek.
    Köyde yaşayan insana hayat hoş :)
    Peki 20 yıl sonra petrol tükendiğinde ne yapacağız acaba? Ulaşım duracak, üretim duracak, taşımacılık duracak, ilk bundan şehirliler etkilenecek. Köyde y...
    Devamını Gör
    Yorumlar (26) Yorum Yaz Forumda Gör
    talip (@aybey) 3 yıl
    Bu kredi derecelendirme kuruluşları, para danışmanları dünyadaki ekonomik büyüklüğü indiragandi yapmak istediklerinde bu şekilde kriz söylemleri - dedikoduları çıkararak dikkati başka yöne çeker ve çeplerden cüzdanları, ellerden ekmekleri toplar.
    ***
    İlk petrol krizinde ABD, devlet destekli elektrikli araç geliştirme projesine hız verdi. Aslında elektirikli araçlar o dönemde bir yenilik değildi.
    Aslında 1880 ve 1900 yılları arasında elektirikli araçlar çok revaçtaydı. İçten yanmalı motorlar bu kadar verimli değildi. Bu nedenle üreticiler elektirikli araçlara önem vermişti. -Hatta Abdül hamitin bile 1tane elektirikli arabası varmış. Ancak Abd'de yeni petrol kaynakalrının bulunamsı ve 1914 1. dünya savaşı başlangıcından sonra batının petrole ulaşımın artması, hidrokarbonlu motorlardaki gelişmeler, elektirikli araçların ipini çekti...

    1970'lerdeki İlk petrol krizi elektirikli araçları gündeme oturtu. Ancak abd, araplara güzel ayar çekerek, tehtitle hizaya sokup, ptrolü ABD doları ile satırmaya başlayınca, yatırım yaptığı elektirikli arba projelerini bir anda rafa kaldırdı. Halbuki ne reklamını yapmıştı kriz süresince...

    1990'larda Petrolün bitecek bir kaynak olduğu akılarına tekrar gelince, elektiikli araçlara yeniden yöneldiler. 10-15 Yıl önce, eldeki kaynaklara göre ve yenisi bulunmadıkça; dünaynın 50-60 Yıllık bir petrolü kaldığı söyleniyordu. Hesabı yapan amca bir kaç yıl önce; ''yavv ben hata yapmışım, aslında petrol 20 yıl daha öcne bitebilir, suudi arabistan'ın kaynaklarını normalin üstünde yazmışım..'' diyerek petrol kaynaklarını elinde tutan büyük şirketleri ve kapitalis/sermayeci/anapracı dünya ekonomik düzenini ciddi manada yusuflatmıştır.

    Dolayısıyla, başta Almanya ve diğer avrupa ülkelerinin dünyayı çok sevdikleri için değil, iktisadi nedenlerel elektirikli arabalara yönelmektedir.

    ***

    Petrol krizi çıkarsa, dünya eknomisi ciddi bir şekilde yara alabilir. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi; petrol yerine alternatif enerji kaynaklarına yönelme konusunda çok isteki ülkeler var. Dizel motoru icat eden amca, çiftçiler kendi ürettiği bitkilerden çıkarttıkları yağ ile, araçlarını çalıştırsın diye bu motoru tasarlamıştır. İlk çalıştırdığında ise fıstık yağı kullanmış. İstenilen düzeyde olmasada bitkisel yakıt (biodizel ve biyobenzin) üretilmektedir.Hatta şu an kulladığımız akar yakıtların içinde en az %10 oranında bulunmak zorunda. 2023'e kadar %50 oranı zorunlu olacak.

    Abd için ise petrol; diğer briçok ülkeye göre bir süre daha edinilebilir bir kaynaktır... Çünkü; az muhterme ancak çok gözzzz veren küreselleşmeci abd, senin kaynaklarını dünyaya açman için propaganda yapar ancak kedni petrol kaynaklarını yasa ile korumaya altına alır. Daha iki sene öncesine kadar (rusyanın ve diğer rakiplerinin petrol gelirlerinin artması nedeniyle, düşmanına daha fazla cephane sağlamamak/iktisadi büyüklüğünü arttırmamak için) yasa ile koruduğu ve yurt dışına satmadığı kedni petrollerini/kaynaklarını satılabilir hale getirmiştir. Aslında bu yasaddaki amaç petrol biterse herkes bize mahkum olsun du ancak, benzin, dizel için petrole ihtiyacımız olmadığı milletin aklına tekrar gelene kadar.

    Petrol nedeni ile çıkan kriz bize zarar verecektir. Çünkü bizim siyasetçilerimiz gelecek öngürüsünden yoksun oldukları için geleceği uzakta görürler ve kendilerinden sonrası umurlarında değldir. Yeniliklere geçiş en erken 5-10 yıl sürmektedir. (Örnek mi? Esp Ylcu taşıyan araçlarda 2015-2016 Yılı itibari ile zorunlu oldu. Türkiyede gerçekleşen otobüs kazalarının büyük çoğunluğu, esp ve ebd yokluğu ile gerçekleşen, denge veya çekiş kaybından gerçekleşmektedir. Avrupa ise 1980 - 1990 arası esp, ebd olamayan araçlarla insan taşınamsını yasaklamıştır.)
    ***

    Petrol üretimindeki arz fazlası bize bir süre nefes aldıracaktır. Ancak petrol gelirleri düşen devletlerin ekonomisindeki çalkantılar, petro-dolar sistemini yıkar. Buda üretim yerine finsans ile -yani borsa, döviz, tahvil/borç/faiz- büyümeyi tercih eden yapıları iflasa sürükler.


    Bize zararı var mıdır? Köküne kadar vardır! -Aslıdna bunun sorumlusu bu hükümettir demek mantıklıdeğil gibi gelsede, madem Turgutçuğumun devamı olduğunu söylüyorlar, kitlerin atıl duruma geçmesindeki suçlulardan biri de Turgutçuğumdur.- Son 14-15 yılda bu hüküment, tüm kamu iktisadi teşebbüslerini (KİT) elden çıkartığı ve taşınrı taşınmaz tüm mallarını sattığı için dış kaynaklı şoklara daha açık hale geldik. NEden? DEvletimiz KİT'ler olmasa vergilerle geçinemiyordu, çünkü %99'u müslüman olan halkımızın büyük bir kısmı vergisini ödemek yerine (bir çok din alimine göre zekat olarak kabul edilir) kaçırmayı tercih ettiğinden, devletimiz adam akıllı vergi toplayamıyordu. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı daha devlet kasasına girmeden soyulmaya başlanıyordu.
    (Bu nedenle Turgutçuğum, dolaylı vergilerin önemlilerinden biri olan Ke+De+Ve (KDV -KADEVE değil) yi milletimize sokmuştur)
    KİT'lerden gelen para hem devletin açıklarını kapatıyor hem de dış kaynak tedariğini kolaylaştırıyordu. Fakat bunları küreselmeşmek, yani toplaşmak pahasına sattık mı- sattık! NE kazandık? 82-100 Milyar dolar. Çoğu oldu bitti ile elden gititi, bir kısmı dava ile durdurulup gerçek değerine yakın elden çıktı. Örnek: Petkim miydi Tüpraş mıydı anımsayamadım... 2-3 Milyar usd'ye peşkeş çekildi, sendika dava etti, yürütme durduruldu, -harbiden yürütülmesi engellendiği için yürütme diyorum- 6 milyar dolara yakın bir rakamla, ihalei 2-3 milyara kapatan adamlara satıldı.

    Şimdi KİT'lerin satışı ile elde avuçta kalan para; dünya bankasına ve IMF'ye yok denecek düşüklükte bir faiz oranı ile bortçandığımız ve faizini ödediğimiz paranın ( yaklaşık 7-15 Milyar usd arası)bakiyesi kapatıldı. Kalanı ne oldu vallahi ben izah edemiyorum.

    Çünkü yapılan herşey borçla yapılıyor.Cep delik, cepken delik, parada gitti üstelik.

    Kapitalist sistemdeki banka sitemi şu şekilde işliyor: Devlet bankalara düşük faizle borç veriri, bu borç krediler ile halka ulaştırılır. Aynı zamanda devlet, borç verdiği paraları tahvil karşılığında -öncelikli olarak bankalara ve verdiği paradan daha yüskek bir faizle- toplar ve kendine borç yaratır. Durduk yere kendine borç yaratan devlet, ekonomiyi güçlendirmek için alt ve üst yapı yatırımalrını da körükler, hem halka oy olarak tahvil edilecek yapılar sunar hemde iç piyasayı (gerçek amaç budur ancak amacı dışı uygulanmakta) canlandırır hem sermayeyi büyütür. Şimdi banka sisteminden dolayı bu arkadaş borçlandı ya. O borcu geliri olmadan ödemeyemez, KİT'ler gitti, kaldın mı vergilere. E vergi toplamanda da sıkıntı var. Koş şidi bankalar. Bankalar, devletin neredeyse hiybe ettiği o parayı halka daha yüksek faizle vermiştir zaten, dönüşünü ekler. Devlet vergi toplayamadığı için dolaylı vergileri harçları arttırır. Hayat pahalılaşır, halk banka borçlarını ödemeyez. Kit satışları ile Ekonomin yabancıların eline geçtiği için sermayeyi yurtta tutamazsın, adam kazandığı parayı yurt dışına götürür. Daha fazla kar için işçi çıkarıp fiyatalrı arttırır, halk borcunu ödeyemez.

    Yurt dışına dönersin. Daha düne kadar eyyyyy falan- eyyy filan, biz Dünya bankasına ve IMF'e olan borcu ödedik diye artizlik yapan asrın liderimiz, daha yüksek faizle (iç piyasadan borçalndığının da fazlasına ev kur riski ile) borçlanmaya başlarsın. Oy kazanmak için aldığın borçlar yine bankalara ucuz para verir, halka ulaşmasını sağlarsın, tüketim artar, ancak küçük esnaf, tarım ve orta büyüklükteki işletmelerini Avrupa istedi diey desteklemediğin için; Frasnzı çiftçisi makineleşmiş tarımı ile devlet ayardımı alırken, sen çiftçini aç aslanların önüne atarsın kilosunu 1 liraya malettiği patetesi, elinde 0.5Kuruşa alırlar, çiftçilerin çöker. Çiftçi parasız kaldığı için bankaya, tefeciye koşar, harcayamadığı için küçük esnaf anadoluda iflas eder, büyük şehirde ise toptancın. -BU sarmal buşekirde gidebildiği kadar gider ancak en sonunda dönemez ve patlar. Rus ruleti gibi-

    Bir bakmışsın yabancı markalar avm'leri doldurmuş. Ekranlarından sabah-akşam lağım akan, dizilerle uyuşmuş halk, dizide gördüğü sanal karakterle kendini bütünleştirir ve onun gibi olmak ister. Yerli malı IRKÇILIK,FAŞİSTLİK Ve TEK PARTİ İKTİDARININ 1923 Zihhniyetinin cahil ve gerici yobazlığı olduğu(!) için kredi kartı ile yapışır x markasının ürününe. Yerli üretici rekabette geri kalmamak için yurt içi üretim yerien yurt dışına yönelir, buradaki işçiler işsiz kalır, çalışan sayısı azaldıkça gelir elde etmen zorlaşır, sağınla solunla kavgalı olduğun için yerli markalar yyurt dışınada açılamaz ve topu dikerler, piyasan yabancılara kalır. Yerli üretici adam akıllı -liyakate dayalı- desteklenip, teşvik edilmedi için yabancılar imtiayazlı gibi kalır. (Örnek: Rekabet halinde olduğumuz bir marka Türkiye'de üretim yapmamasına rağmen, üretim yapıyormuş gibi göstererek kurduğu kalibrasyon labaratuvarı için devletten cihaz, sertifika, kira ve işçilik için teşvik aldı. Biz 25 yıldır bu sektörde kendi sermayemizle bunları yaparken, adamlar yurt dışından geliyor, üretim yapacakalr diye teşvik aldı.Şu an bize göre maliyet avantajları var ve devlet -her iki firma hizmet dışında fiili üretim yapmasa da- bir tanesini yabancı diye destekledi, rakabeti bozdu. )

    LAN BİZ BU KAPÜTÜLASYONLARI, LOZAN'da KALDIRMADIK MI? Lozan da lord curzon'un sözleri çınlar kulağımızda: “İleride dara düşüp bize yardım için geldiğinizde, burada reddettiğiniz her şeyi, cebimden çıkartıp önünüze koyacağım.” şeklindeki tehdidi gerçekleşmiştir.

    Emperyalizim - Kapitalizim işte böyel lanet birşeydir ki; hedefini ağır-ağır gerçekleştirir. Aynı dev gibi Kuzey amerika geyiğini (Mus) öldüren kene gibi. Önce ufak bir grup geyiğe yapışır. Üzerinde çoğalır, mus'un kanı ile beslenir. Sonra mus kansızlıktan ölür. Keneye göre mus bir devdir. Ancak,musu öldürecek bir koloni kuruar. Musun yaşamsal tüm kanını emer.

    Dev gibi bir mus olacağınıza, akıllı bir insan olsanız, devlik iddianız olmasada sizden daha büyük veya daha küçük canlıları yönetebilir, yenebilirsiniz... Türkiye sadece bu iktidarla değil -1939'Dan sonrakilerde dahil- ancak en çok borçlanan bu hükümet ile nedense mus olma yolunu tercih etti. Borç ile yapılan işelere ''siz'' oy verdikçe, bizi daha da borca sokacak ve kimseye faydası olamaycak daha abuk sabuk inşaat işlerinin hayata geçirilmesine fırsat veriyorsunuz. Arkadaş! Belkide Kanal İstanbulu ömrü hayatında görmeyeceksin, orada yaşayamayacaksın! Bunun için bu iktidarı niye destekliyorsun? Senin paranla oraya boğaz yapıalcak, manzarısından parsı olan faydalanacak. Bu nasıl adalet? Ençok vergi ödeyen kesimler, en çok vergi kaçırma fırsatına sahip veya kaçıran kişilere; daha güzel bir yerde yaşasın diey destek olacak!


    Bizim projelleri çok kıskandıkları için borç para vermemezlik etmiyorlar! Adamların en sevdiği şey, bir ülkeyi batırmak için borç vermek. Batırdıkları an borç vermezler! Hatırlayın, Osmanlıya da ödeyebileceğinden fazla borç vermişlerdi. Sonuç: 1881'de Osmanlı Fili olarak işgal edilmişti zaten. Egemen bir devlet kendi vergisini kendi toplar, vergisini öder. Ancak Düyun-u Umumiye o tarihte kurulmuş. Haci gel topla vergiyi, sen borcunu al bana artanını ver demiş. İlla bu mu gelsin başımıza? Şimdi zaten ödeyebielceğinden fazal borç almışsın. Ödeyebilmek için borçlanamya çalışıyorsun, ancak 1.1 milyar usd borçlansan (çok kısa 1 yıllık vade için) göbek atar hale gelmişsin. Adamlar zaten seni ödenmesi zor olan bir şekilde borçalndırmışlar. Toprağında abd-ab'nin askeri üstleri olup, onların istediği poltikaları hayata geçiren, mazlumların üstüne çöken paralı asker mi olmak büyük devletlik oluyor?


    Son 15 yılda ülkeyi 600 Milyar usd borca sokmak dışında, bu hükümetin diğerlerinden ne farkı oldu, seni menun eden durum nedir?

    ***

    Kanadadan karaşimşek ithal ediyoruz, Saman yurt dışından, et yurt dışından. Gdo'lu gıdan, tohumun, bebek maman yurt dışından. Donun, çorabın, kıyafetin... ABD, AB'de yurt dışından ithal ediyor. Ancak onlar halkını zehirlemiyor (abd'nin deney için zehirlemesi başka konu), paraları seninkinden daha değerli....İstediği şeye az paraya sahip olabiliyorlar. Sen, az şeye çok para ile sahip olabiliyorsun!


    14 YIL ÖNCE

    0.50 TL olan 1 LT süt 2.5 TL %400 gelirin artı mı?

    Asgari ücret 184.5 TL (6 sıfır eklenebilir) idi (+yıllık 2 bin tl'ye kadar Vergi iadesi alınabiliyordu). Şimdi 1.176,47 + 123 TL asg. geçim indirimi.

    2002 Yılı Çeyrek Altın: 23.50 TL. 2016 Yılı Çeyrek altın Çeyrek Altın: 214 TL. 2002 Yılında 7.85 Tane Çeyrek altın alabiliyorken. 2016 Yılında 5.49 Tane çeyrek altın alınabiliyor.
    AKP hükümeti sırasında sen %29,96 Daha da fakirleşmişsin. Bu mu büyü me?

    1 Kilo et 8 TL iken Şimdi 40 TL.

    2002 USD 1.45 TL Satış, 2016 3.1 TL

    Düzenleme: İmla ve Anlarım Bozuklukları.
    Hasan (@asosyal mühendis) 3 yıl
    Bor madeninin o kadar getiri sağlayacağını düşünmüyorum bor zaten belli alanlarda kullanılıyor. Bir de Türkiye' de bor madeni ne kadar var kaynak var mı?

    Ayrıca bor ucuz bir madde diye biliyorum.

    Ayrıca her evin çatısında gelecekte bir güneş paneli olacağını biliyorum aynen internet gibi olmazsa olmazlardan olacaktır. Gelecekte ben de düşünüyorum zaten.
    Ceo Tr (@ceo-tr) 3 yıl
    inşallah petrol hemen biter. inşallah avrupanın göbeğinde petrol rezervi yada yeni bir enerji bulurlar. birbirlerini yesinler. dünya rahat etsin.
    Uğur UZUNER (@QuexSeeL) 3 yıl
    Petrol için çıkarılan savaşların sonuna geliyoruz. Bundan sonraki savaş nedenleri "su" için olacaktır. Günümüzde petrol alternatifi yakıt ve plastik ürünleri organik olarak üretilebilmektedir (Elektrikli araçları hesaba katmadan direkt içten yanmalı sistemleri düşünürsek). Yenileyemediğimiz su kaynakları için savaşlar çıkmadan önce su arıtma ve hidrojen ayrıştırma teknolojilerine daha fazla önem vermeliyiz bütün insanlık olarak.
    Bilge Tanrıseven (@mutercim) 3 yıl
    Mütercim misin diye bana soruyorsun herhalde. Bir ihtimal dalga geçiyorsun - ki o zaman bir üslup sıkıntın var, yazdıklarından ciddi misin şaka mısın belli olmuyor. Veya hakikaten ne söylediklerimden bir şey anlamışsın ne de bilimsel gerçek nedir, deli safsatası nedir ayırt edebiliyorsun. Her iki durumda da seninle daha fazla muhatap olmak gerekli değil.

    İleride bu yorumları okuyup merak eden arkadaş olursa: cadance1'in verdiği link, bahsettiğim cehaletten kaynaklanan komplo teorilerine bir örnek. Yazılanların tek kelimesini ciddiye almaya değmez, ancak eğlence olsun diye bir göz atıp gülmek isteyebilirsiniz.
    .. .. (@Turkforce) 3 yıl
    Petrolün düşmesi bizim gibi üretmeyen ülkeleri değil Suudi Arabistan - ABD - Rusya - Irak - İran gibi ülkelerin krizine sebep olur.
    Çok uzun yıllar sonrasını düşünmeye gerek yok. Suudiler daha birkaç hafta öncesi tarihteki en büyük borçlanmasını yaptılar. Bu tempoyla giderlerse 3 sene içerisinde inanılmaz bütçe açıkları vermeye başlayacaklar belkide iflas durumuna gelecekler.
    Suudiler ABD ittifakı veya ABD aklıyla hareket edip İran ve Rusyayı ambargolarla ve aşırı üretimle petrol fiyatlarının düşüşüyle zor duruma düşüreceklerini hesapladılar ama bumerang hızlı bir şekilde geri döndü ve kendilerini vurdu.

    Rusya yinede insiyatif alarak geçtiğimiz günlerde petrol üretimi konusunda bazı planlamalar yapılabileceğini konusunda yeşil ışık olmasada sarı ışık yaktı.

    Özet olarak umarım OPEC ten bu konuda bir karar çıkmaz, üretim daha da artar ve 8-10 sene içerisinde petrolle dünyayı kana bulayan araplar ve bağlı terör örgütleri kısa zamanda açlıktan kıvranırlar.
    Samet Aksuoğlu (@face1tr) 3 yıl
    Aradaban İn
    Bisiklete Bin!
    Bilge Tanrıseven (@mutercim) 3 yıl
    Yanlış anlaşılmasın nükleer santral karşıtı değilim. Ha bizim bu kültürle nükleer enerji işini becerip beceremeyeceğimiz konusunda çok ciddi şüphelerim var. Yine de bir şekilde enerji üretimi nükleere geçmek zorunda. Bu fizyon mu olur, füzyon mu olur bilemem, ama şimdilik görünen o. Rüzgar ve güneş enerjisi santralleri iyi ama tek başlarına gelecekte doğacak enerji ihtiyacını karşılayabileceklerine inanmıyorum, belki yanılırım.

    Ama nükleer santrallerin radyoaktif gaz salmadığı yanlış bir bilgi. Bu konularda insanlara eksik bilgi vermek çok tehlikeli çünkü sonradan bir yerden doğrusunu öğrendiklerinde komplo teorileri gırla gidiyor ve daha beter nükleer enerji düşmanı oluyorlar.

    Nükleer santraller rutin olarak çeşitli radyoaktif maddeleri havaya salar. Bunların çoğu ksenon, kripton gibi asal gazlardan oluşur. Bir de santrallerin kullandığı su kaynağına salınan trityum var. Elbette salınan miktarların halk sağlığına zarar vermeyecek boyutta olması için çeşitli kurallar getiriliyor. Yapılan araştırmalara göre kömür yakan santraller nedeniyle havaya karışan, örneğin toryum gibi radyoaktif madde miktarı nükleer santrallerden çok daha fazla.

    Yine de bunların insanlara anlatılması lazım ki daha sonra bir yerden yalan yanlış öğrendiklerinde infial yaratmasın.

    Düzeltme: Okuyunca fark ettim, bir gram uranyumun tüm İstanbul'un bir yıllık enerji ihtiyacını karşılayabiledeğinden bahsedilmiş. O da yanlış bir bilgi. Avrupa Nükleer Topluluğuna göre bir kilogram doğal zenginleştirilmiş uranyumdan 45000 kilovat saat elektrik üretilebiliyor. İstanbul'un 2013 yılı için elektrik tüketimi ise 36,8 milyar kilovatsaat. Yani arada epey bir fark var. Yine de bunu kömür ile veya petrol ile kıyaslarsak neredeyse 10 ton petrole, 14 ton kömüre eşdeğer olduğunu görüyoruz.
    abdullah ok (@cadence1) 3 yıl mutercim
    sen mütercim misin . o zaman sana 1 görev veriyorum . şu linki okuyup özetini terceme et yani mütercimlik yap bize .



    bu sayede 1 gram uranyumun tüm istanbulun yıllık enerji ihtiyacını karşılamasının bir bilim-kurgu oldugunu anlamış olacaksın


    heiwaco.tripod.com/...



    biraz uzun okumaktan zarar gelmez hem aydınlanmış oluruz
    Orientus Prime (@orientem) 3 yıl
    Demek 2023

    Resmin büyük halini görebilmek için tıklayın
    @abraxsas 3 yıl
    EURO:3,47
    DOLAR: 3,12
    Yorum Yaz Forumda Yanıtla
    B I U " İçerik Göm DH Video Twitter YouTube Instagram Vine Künye BSC Oyun IMDb - url img @
    Nasıl eklemek istersiniz?
    Tüm güncellemelerden eposta yoluyla haberdar olun.
    ANLIK GÖRÜNTÜLEMELER
    2 Kişi Okuyor (0 Üye, 2 Misafir) 2 Masaüstü

    GENEL İSTATİSTİKLER
    4171 kez okundu.
    24 kişi, toplam 26 yorum yazdı.

    HABERİN ETİKETLERİ
    elektrikli araba, petrol ve Bilim ve Teknoloji
    Sorgu:
    Önceki ve Sonraki İçerikler
    Daha Yeniler 3 yıl Pixel telefonlar iPhone kadar güvenli 3 yıl Samsung’dan Teksas’taki yonga tesislerine 1 milyar dolar yatırım 3 yıl IBM, Watson tabanlı alışveriş platformu XPS’i satın alıyor 3 yıl Vine'ın geliştiricilerinden yepyeni bir uygulama: Hype 3 yıl Askerlik yoklaması ve sağlık muayenesi işlemleri e-Devlet üzerinden yapılacak 3 yıl Asphalt Xtreme yayınlandı: Android, iOS ve Windows’ta! 3 yıl HAVELSAN, "2016 Savunma Sanayi Ödülü"nü kazandı 3 yıl Bundle dünyanın en iyi mobil uygulamaları arasına girdi 3 yıl Samsung’dan Apple Siri’ye rakip: Bixby 3 yıl Facebook mobilde günlük olarak bir milyarı geçti 3 yıl Yakın gelecekte Tesla'lar sahibine para kazandırmada kullanılabilir 3 yıl James Cameron, yüksek kare hızının sinemada kullanımı hakkında konuştu 3 yıl Özlemini çektiğimiz akıllı saat: Samsung Gear S3'ü kullandık "Güzel ve işlevsel" 3 yıl ASELSAN, Kazakistan ordusuna SARP silah sistemi satacak 3 yıl Tesla Glass işinin başında Apple kökenli bir mühendis 3 yıl MacBook Pro’daki Touch Bar Samsung üretimi olabilir 3 yıl Samsung yetkilileri diz çökerek özür diledi 3 yıl Tesla’nın otomatik pilotu yeni özellikleri ile güvenlikte çığır açıyor 3 yıl Xiaomi Mi Mix kolay kırılıyor 3 yıl Instagram’da alışveriş dönemi başlıyor 3 yıl GÖRÜNTÜLENEN "Peak Oil" petrol krizi sandığımızdan yakın olabilir Sonraki Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği'nden iş garantili eğitim programı 3 yıl Sony satışlarda düşüş yaşıyor ancak faaliyet karı yükseliyor 3 yıl 01: İlginç bir ölçüm cihazı 3 yıl The Flash filmi yönetmenini kaybetti, film ertelenebilir 3 yıl Seagate’den Xbox One için 512GB SSD sürücüsü 3 yıl Clash Royale güncellendi: Kral Kupası için özel etkinlik 3 yıl Henrik Fisker'dan yeni bir elektrikli araç atağı: Fisker EMotion 3 yıl Microsoft’tan üst seviye kullanıcılara IFTTT rakibi servis: FLOW 3 yıl Sony Xperia XZ inceleme "Sony'nin en iyi telefonu test masamızda" 3 yıl Hayranlık uyandıran duvar boyama sanatının en güzel örnekleri 3 yıl Apple Music ücretleri ucuzluyor 3 yıl Masaüstü Kaby Lake-s işlemciler sızdı 3 yıl Microsoft, Google'ın açıklarını ifşa etmesinden mutlu değil 3 yıl Yoksul ailelere ücretsiz internet aralık ayı sonunda bağlanıyor 3 yıl League of Legends Dünya Şampiyonası’nı Team Razer SKT kazandı 3 yıl PlayStation4 Pro'nun Türkiye fiyatı ve çıkış tarihi açıklandı 3 yıl Aselsan’ın hava savunma sistemi KORKUT hakkında her şey 3 yıl ARM’dan sanal gerçekliğe destek: Mali-G51 3 yıl Meizu M5: Giriş seviyesine güçlü üye 3 yıl Casper’dan yeni VIA P1 Daha Eskiler
    Alternatif Görünümler Geri Bildirim